Pozitif Düşünmenin Önündeki Engel: “Bilişsel Tıkaçlar”

Bilişsel Tıkaçlar

Bu yazımda herkesin bildiği ama ara sıra unuttuğu bazı düşünce yapılarından bahsedeceğim. Bu düşünce yapılarına “tıkaç” dememizin sebebi, bilişsel filtremizin, fark etmemize izin vermediği ve uygun olmayan şeyleri reddederek önüne geçmesinden ötürüdür.

Kısacası zihnimizin “olumsuza” odaklanmasının sebeplerinden biri bu bilişsel tıkaçlardır.

“Sadece kötü şeyleri mi fark ediyorum? Pozitifleri filtreliyor muyum? At gözlüğüyle mi bakıyorum? Düşüncelerim gerçekçi mi?”

1-      Zihin Okuma

Gerçekçi olun, kimsenin hakkınızda tam olarak ne düşündüğünü bilmiyorsunuz. Tahmin edebilirsiniz tabii ki, fakat tahmin ile gerçekler arasında büyük bir fark vardır.

Başkalarının hakkınızda ne düşündüğünden emin misiniz? Peki, bunun bir kanıtı var mı?

Unutmayın bunlar sizin düşünceleriniz, karşınızdaki kişinin değil. Olaylara daha dengeli bir yoldan bakabilir misiniz?

 

       2-Geleceği Görme

Tıpkı zihin okuyamadığımız gibi geleceği de göremiyoruz. O yüzden olayların nasıl sonlanacağını düşünmeyin.

Gerçekten neler olacağını tahmin edebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Gerçekçi olun,  bugüne kadar olanları ne kadar tahmin edebildiniz?

Unutmayın, sonunu düşünen kahraman olamaz.

      

      3-Karşılaştır ve hayıflan

Başka insanların hayatlarındaki pozitiflere odaklanıp, kendi hayatımızdaki olumsuz şeylerle kıyaslamak, bizi “keşkelere” sürükleyebilir. 21. yüzyılda teknolojinin ve sosyal medyanın gelişmesi sonucu bu zihin tıkacı etkisinin çok fazla büyüdüğünü düşüyorum.

Başkaları ile kendinizi karşılaştırıp üzülüyor musunuz? Buna daha dengeli ve kendinize yardımcı olacak şekilde yaklaşabilir misiniz?

         4-Aşırı Özeleştiri

Her şey yeterince zor gidiyorsa, kontrolünüzde gelişmeyen olaylar için kendinizi eleştirmenin ve bu doğrultuda bir sonuca varmanın yaratacağı etkinin farkında mısınız?

İçinizdeki zorbaya hâkim olun, sizi gerçekten tanıyan insanlar, hakkınızda sizin düşündüğünüz gibi mi düşünüyor? Gerçekten de olanlardaki katıksız suçlu siz misiniz?

Özeleştirilerinize daha eleştirel yaklaşın.

      5-“Yapmalıyım, Yapmak Zorundayım”

“Bunu yapmalıyım/yapmamalıyım” veya “ yapmak zorundayım” dediğiniz zaman kendi üstünüze baskı yaratabiliyor ve gerçekçi olmayan beklentilere hazırlanabiliyorsunuz.

Kendinize ne kadar baskı kuruyorsunuz? Kendinizden bekledikleriniz konusunda gerçekçi misiniz?

Fotoğrafı bilmeyenler için link: https://www.youtube.com/watch?v=AQ3xtaF7FjA

      6-Kıyamet Kuramı (Catastrophism)

En kötü sonucun olacağını hayal etmek veya inanmak, tam olarak “felaketleştirme” durumudur. Bu bilişsel tıkaç, özellikle birikmiş stres ve problemlerle birlikte görülür.

Muhtemelen en kötü sonuçla karşılaşmayacaksınız. Fakat bu düşünce yapısı yardımcı olmadığı için, probleminize daha gerçekçi yaklaşmalısınız. Bütün ihtimalleri göz önünde bulundurun, sadece en kötü olanları değil

      7-Siyah Beyaz Düşünmek

Olayları genel olarak iyi veya kötü olarak düşünme durumudur.

Her iyinin içindeki kötüyü ve her kötünün içindeki iyiyi görmezden gelmek, yani basit olaylarda dahi ara noktalarınızın olmaması durumudur.

Hayat genelde siyah veya beyaz değildir, başımıza gelenleri de siyah ve beyazın arasındaki gri tonlarıyla değerlendirmek daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

        8-Hatıralar

Mevcut durum ve olaylar, geçmişteki olumsuz anıları tetikleyebilir, bu da kişiyi tehlikenin geçmişte değil, günümüzde ve yakında olduğuna inandırabilir. Geçmişe takılı kalarak yaşamanın rahatsızlık yaratacağına dair hiçbir şüphe yoktur.

-o-

Vakti zamanında, bir yerde bir söz okumuştum.

Ne sözü düzgün hatırlıyorum ne de söyleyeni.

Ama söz hemen hemen şu şekildeydi:

Huzur ve dinginlik, geçmiş ve geleceğin ortasındadır. 

Dipnot: Belki bu sözü ünlü biri değil de ben söyledim. Yaklaşık 20 dakika boyunca aklımdaki sözü İngilizce ve Türkçe farklı şekillerde yazıp aradım. Bir şey bulamadım. Çok mühim bir söz de değil ama olsun.

Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment